
Her bir şeye 'maydonoz' olmak!
Ali Eyce yazdı; Her bir şeye 'maydonoz' olmak!
Başladı, devam ediyor, devam ediyor, devam ediyor derken, yeni başladı FETÖ operasyonları.
Fetullahçı Terör Örgütü operasyonları.
Maydonoz Döner olarak çıktı bu sefer karşımıza.
İhanet içinde oldukları, vatansız olarak kaldıkları dünyada, hala bir yerlerden tutunmak ve bir yerlerden yeniden güçlenmek derdindeler.
Allah'tan ellerinde eskisi gibi kullanacakları, akıllarına girdikleri, kendilerine fikir kölesi yaptıkları silahlar, silahlı görevliler yok.
Ancak yine de yılmıyorlar orası kesin!
Gördüğümüz Maydonoz Döner, görmediğimiz, bilmediğimiz, bilemediğimiz kim bilir kaç ticari iştirak içinde faaliyet gösterip, önce Türkiye ekonomisinde söz sahibi olup, sonra da Türkiye siyasetinde söz sahibi olmaya çalışacaklardır.
Huyları bu!
Taktikleri bu!
Genleri bu!
Her şeye maydonoz olmak gibi bir alışkanlıkları var.
Parayla para kazanmak, parayla adam kazanmak, parayla mevki satın almak gibi bir hizmetleri var.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, doğal olarak takıntım FETÖ terör örgütü.
Yıl 2016!
Emekli olacağımı hesaplayıp düşünerek, o dönemin SGK'sına başvurduğumda onların da özellikle uğraştıkları Türkiye Cumhuriyet vatandaşı olduğumu fark etmiştim.
17 - 25 Aralık 2013'de başlayan Yargısal Darbe Girişimi sırasında, İzmir Adalet Sarayı'nda, yargı gazetecisi olarak sahada aktif görevdeydim.
Yargısal Darbe Girişimi'ni bizzat yargının içinde çalışan gazeteci olarak yaşamışlığım ve yaşatmışlığım oldu.
Hiç unutmam; o dönemin Ağır Ceza Mahkemesi kaleminde çalışan ve muhtemelen şu anda çalışmadığını düşündüğüm memur, Yargısal Darbe Girişimi'ni manşetine koyan, elimdeki Sabah Gazetesi'ni işaret ederek, "Bunlar iyi günleriniz" diyecek kadar meydan okumuştu.
Meydan okumuştu ama öldürememişti, öldüremedi, öldüremeyecek de.
İzmir Adalet Sarayı'nda 3 yıl boyunca Yargısal Darbe Girişimi'ni, sonuçlarını ve daha sonra FETÖ'nün silahla, silahlı güçleriyle ortaya çıktığı dönemlerde de vatan sevgisini, her türlü sevgiden üstün tutan gazeteci olarak çalışmaya devam ettik.
Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yok etmeye çalışan ve sonra sıçan gibi yer altı mazgallarının içinde yakalananlar getirildiğinde de İzmir Adalet Sarayı'nda bekleyenlerdendik.
Derken zaman hızlı geçti, vatan, hain terör örgütünden kurtuldu.
Bizim de aktif gazetecilikte emeklilik zamanımız geldi.
Aklımda emeklilik vardı, SGK hesaplarımda da.
SGK İzmir Bölge Müdürlüğü'ne başvurumu dilekçeyle yaptım.
Gelen cevap, 4 ay daha beklemem gerektiği yolunda oldu.
Nedenini sorduğumda, 1992 ile 1995 yılları arasında Basın Kanunu'na göre sigortamın olmadığı, matbaa işçisi statüsünde sigortamın olduğuydu.
Son bir yılda sürekli baktığım SGK sisteminde gördüğüm, o dönem koduyla 2A olan basın çalışanı olarak görünen 3 yılım, bir gecede o dönem koduyla 1A matbaa işçisi yapılmıştı.
İtiraz ettim!
SGK Bölge Müdürüyle bizzat konuştum.
Hukuku sürece tabi olduğu, dava açmam gerektiği belirtildi.
Avukatlarımla konuştum, dava sürecini başlatması için.
Dava açılmadan devam eden FETÖ operasyonlarından birisinin SGK İzmir Bölge Müdürlüğü'ne yapıldığını öğrendim.
Bölge Müdürünün de gözaltına alınlar arasında olduğunu öğrendim.
İzmir Adalet Sarayı'nda, özellikle onun gelmesini bekledim.
Göz göze gelebilmek için, oynanan oyunu fark ettiğimi görmesi için.
Yüz yüze geldi, göz göze geldik.
Ben 'Adaletiniz bu mu?' diye baktım, o 'Hainlik ruhumda var' dercesine kafasını önene eğdi.
Her şeye maydonoz oluyorlar ya, bizim emekliliğe de bir şekilde maydonoz olmuşlar anlayacağınız.
Tıpkı 18 yıl bil fiil gazetecilik yaptığım halde tarafıma verilmeyen ama 15 yıl bölük pörçük gazetecilik yapanlara Basın Enformasyon'da Sürekli Basın Kartı verilmesi gibi.
Bizim emekliliğin davasal kısmı ne oldu derseniz, geçtiğimiz ay bitti.
10 yıl süren hukuk mücadelemizi avukatlarımızla birlikte kazandık.
Hak yerini yerini buldu.
SGK'dan 3 yıllık alacaklı olduğum, Yargıtay tarafından da onaylandı.
Adalet er yada geç tecelli ediyor.
27 yıllık yargı gazeteciliğinin bana öğrettiği tek şey.
Vesselam.